Türk mitolojisi, Türklerin köklü geçmişini ve inanç sistemlerini anlamak için eşsiz bir kaynak sunar. Bu mitolojide, tanrılar, doğa ile iç içe geçmiş varlıklar ve evrenin yaratılışı gibi unsurlar önemli bir yer tutar. Selma Çolak'ın "Türk Mitolojisi 101" kitabı, bu derin ve zengin kültürel mirası keşfetmek isteyenlere, efsanelerin ve mitlerin büyülü dünyasında bir rehberlik yapmayı hedefliyor.
Selma Çolak'ın "Türk Mitolojisi 101" kitabının özeti şu şekildedir:
Kitap, Türklerin ilk ve eski inançlarına, mitlerine, kültlerine ve daha fazlasına dair bir yolculuk sunuyor.
Özetin başlangıcı şu şekilde:
Başlangıçta uçsuz bucaksız sulardan başka hiçbir şey yoktur: Daha ne yer, ne gök, ne deniz varlığa gelmiştir. Tanrı Ülgen bu bilinmez suların üzerinde uçup durur fakat konacak bir yer bulamaz. Bu sırada ilahi bir ses ona hitap eder ve "Karşına çıkan şeyi tutup yakala" der. Tam o sırada sulardan bir taş fırlar. Ülgen hemen taşı yakalar; artık üzerinde durabileceği bir yer vardır.
Şimdi sıra dünyayı ve diğer âlemleri yaratmaya gelmiştir. Ülgen, dünyayı yaratmaya başlamak ister ama bunu nasıl yapacağını bilemez. İlahi sesin ona yanıt vermesini umarak bunu nasıl yapabileceğini sorar. Bu kez sesin kaynağı olan Ak Ene (Beyaz Ana) kendini gösterir, "Yap, olsun" der ve sulara gömülüp ortadan kaybolur.
Türk mitleri bu öyküyle başlıyor ve birbirinden ilginç başka pek çok mitle devam ediyor.